Salda Gölü / Türkiye’nin Maldivleri

Salda Gölü’nü Keşfetmeniz İçin Nedenler

Bembeyaz ayakları yakmayan kumsallar, Türkiye’nin Maldivleri, berrak sular, Dünya’daki Mars, göl manzaralı kayak merkezi, sessizlik, huzur, kamp, piknik, yüzmek, şifa kaynağı, çamur banyosu, hafta sonu kaçamağı,  benzersiz manzaralar, tarif edilemez güzellik…Bu kelimelerin birleşip tarif ettiği tek bir yer var; Salda Gölü…

Tatil planlarınız arasında kesinlikle Salda Gölü olmalı dedirtecek nedenleri sizler için derledik. Gezginlerin, karavancıların, günübirlik tatilciler ve piknikçilerin yeni adresi yakın zamanda fenomen haline gelmesi muhtemel Salda Gölü’nü sizler için mercek altına aldık…

1. Türkiye’nin Maldivleri Olarak Tanınıyor

Özellikle balayı çiftlerinin tercih sıralamasında başı çeken, kartpostaldan daha güzel bir dünyaya ayak basmak isteyip rüyalarının gerçek olmasını arzulayanların uğrak noktasıdır Maldivler… Dünyanın en gözde tatil bölgeleri arasında gösterilen Maldivler’e gitmek isteyip de iç geçirenler için iyi bir haberimiz var! Uzaklarda Maldivler’i aramayın, Maldivler size çok yakın… Sizleri gürültüden uzak,bembeyaz kumsalları ve turkuaz renkli suları ile “Türkiye’nin Maldivleri” olarak adlandırılan Salda Gölü’ne bekliyoruz. Sosyal medya üzerinden paylaştığınız fotoğraflara gönül rahatlığıyla ‘Maldivler’ başlığını ekleyebilirsiniz. Kimsenin ayırt edemeyeceğinin garantisini veriyoruz.

Sadece kartpostallık manzarayı görmek bile burayı ziyaret etmeniz için geçerli bir neden.

2. Dünya’daki Mars Özellikleri Taşıyan İki Yerden Biri

Son yıllarda dünya dışında bildiğimiz anlamda yaşamın var olup olmadığına dair araştırmalar hız kazanmış durumda. Bu araştırmalarda en çok üzerinde durulan ‘Kızıl Gezegen’ olarak da bilinen Mars gezegeni…

Salda Gölü’nde dört yıldır araştırma yapan İskoçya’nın Glasgow Üniversitesinden Prof. Dr. Mike Russel, dünya üzerinde, Mars’ın yüzey özelliklerini taşıyan iki yer bulunduğunu, bunlardan birisinin Kanada’nın kuzey bölgesinde, diğerinin de Salda Gölü‘nde olduğunu kaydetti.

Öte yandan İTÜ Öğretim Üyesi Nurgül BALCI ve ekibi Salda Gölü hakkındaki araştırma sonuçlarını, uluslararası bilimsel ‘New Scientist‘ dergisinde paylaştılar. Araştırmaya göre; Salda Gölü’nde bulunan yüksek magnezyum içerikli beyaz kayaçların Mars’ta da bulunması, göldeki benzer koşulların bir zamanlar gezegende de hâkim olduğu fikrini doğurdu.

Kızıl gezegenin sırrını keşfetmek için Salda Gölü’ne gelin!

3. Göz Kamaştırıcı Manzaraya Sahip

Gözü Salda Gölü fotoğraflarına ilk ilişenlerin, görüntünün fotomontaj olduğunu düşünmeleri gayet doğal. Zira böyle kadrajlara sığmaz güzellikleri her yerde, her zaman görmek mümkün değil. Mavi ve yeşilin iç içe olduğu, her hali ayrı bir heyecan Salda Gölü’nde gün ve mevsime göre değişen harikulade manzaraları yakalamak mümkün.

Salda Gölü bu övgü dolu sözleri fazlasıyla hak ediyor. Manzarayı çıplak gözle gördüğünüzde bize hak vereceğinizden eminiz.

Salda Gölü ziyaretçilerine önemli bir hatırlatma yapalım. Salda Gölü tatiliniz boyunca yanınızdan fotoğraf makinenizi eksik etmeyin!

Bembeyaz kumsallara uzanıp elinde kitabı sessizliği dinlemek, arkadaş grubuyla farklı bir kamp deneyim yaşamak, saklı cenneti keşfetmek isteyen herkes Salda Gölü’ne…

4. Salda Gölü’nde Yüzmek Paha Biçilemez

Gerçekten şu dünyada ‘iyi ki yapmışım’ diyebileceğiniz şeylerden biridir Salda Gölü’nde yüzmek. Yeşilova Halk Plajı ve Salda Orman Plajı, yüzmeye en elverişli plajlar. İki plajın arasında yaklaşık 3 km var. Bu arada, neticede bu bir göl ve bazı yerleri bataklık. Bu nedenle gösterilen yerlerin dışında yüzmeniz tavsiye edilmiyor. Orman Plajı’nı tercih ederseniz, 10-15 metreden daha fazla açılmanız önerilmiyor. Ayrıca koyu renkle yerlerde yüzmek de oldukça riskli. Bunlara dikkat ettiğiniz sürece bir sorun yok. Haziran ayından Eylül ayının ortalarına kadar Salda Gölü’nde yüzme sezonu açık.

5. Çamur Banyosu Cilt Hastalıklarına İyi Geliyor

Bembeyaz kumsalları, temiz suyu, havası, maviliği, manzarasının yanında Salda Gölü’nün sizlere sunduğu bir güzellik daha var; çamur banyosu…Uzmanlar tarafından çamur banyosunun sayısız faydası olduğu söylenmektedir. Cilt hastalığı, sivilce, eklem ağrıları, sedef gibi problemleri olanlar bu çamurlarla şifa buluyorlar. Cildi yumuşatma, gözenekleri açma, selüloit ve çatlak tedavisi ve toparlama etkisi, antiseptik tesiri ile akne ve sivilceleri yok etme, kırışıklıkları giderme, siğilleri absorbe etme özellikleri bulunduğu biliniyor. Cilde sürülen çamur cildi gerdiriyor ve genç hissetmenizi sağlıyor.

Çamur banyosu ile küçük bir hatırlatma yapalım. Çamur banyosu yapacağınız çamur killi ve çamurun burna hoş gelmeyen bir kokusu olacaktır. İçinde bir çok mineral barındıran ( kükürt, klorür, florür…) çamurdan bu kadar koku gelmesi doğal karşılanmalı…

6. Mavinin ve Yeşilin Bütün Tonları İçiçe 

Salda Gölü ziyaretiniz sonrası mavinin ve yeşilin hiç tanımadığınız renklerini tadarak ayrılabileceğinizin garantisini veriyoruz. Salda Gölü ruhunuzun adeta bu tonlarda kaybolacağı farklı bir deneyim olacaktır sizin için. Gerçek mavi, gerçek yeşil, hem yeşil hem mavi…

8. Göl Manzaralı Kayak Merkezi Buluyor

Salda Gölü sadece yazın kavurucu sıcaklarında ziyaret edebileceğiniz nadide mekanlardan biri olmasının yanı sıra kış aylarında da farklı güzelliklerini sunuyor sizlere. Göle yaklaşık 10 km uzaklıkta bulunan Salda Kayak Merkezi, göl manzaralı kayak yapabileceğiniz nadir yerlerden biri konumunda. Genellikle, Aralık ayından itibaren Nisan ayı sonlarına kadar karla kaplı olan tepede 50 – 100 cm civarında kar görmek mümkündür.  Doğal bitki örtüsü ile kaplı olan tepenin arazi yapısı 30 cm kar yağışında bile kayak yapmaya uygun hale gelmektedir. Salda Kayak Merkezi’nde konaklama için Isparta'yı tercih edebilirsiniz.

9. Ülkemizin Nadide Güzelliklerinden Biri 

Salda Gölü için burada anlatılanlar ve fotoğraflar tamamen gerçek. Hani bazı yerler vardır anlata anlata bitiremediğimiz. İşte Salda Gölü de o yerlerden biri. Kendinizi bambaşka bir yerde hissedeceğiniz, daha önce niye buruya gelmediğiniz için içten içe kendinize kızacağınız mekanlardan. Salda Gölü’nü görmemiş olanlar, henüz ne kaybettiklerinin farkında değiller maalesef. İnanın Salda Gölü’ne gittiğinizde “iyi ki bu güzelliği yaşamışım” diyeceksiniz.

10. İdeal Bir Hafta Sonu Rotası 

Dokunulmamış doğası ve benzersiz doğallığıyla bu zamana kadar gizli kalabilmeyi başarabilmiş bir köşe. Sessizlik, doğallık, temizlik ve benzersiz yapısıyla günübirlik kampçılar ve piknikçiler için adeta bir kaçış rotası.

Sonuç olarak burada bunca güzelliği anlatılmaya çalışılan Salda Gölü’nü ziyaret etmenizi ısrarla tavsiye ediyoruz

Salda Gölü Hakkında...

Salda Gölü, Burdur Gölleri Havzası içinde bulunan Salda Gölü alt havzası içinde ve Göller Yöresi’nin güneybatısında yer alır. Yer yer seyrelmiş çam ve meşe ormanlarının kapladığı kireçtaşı ve serpantin yamaçlarla çevrilidir. Kıyısında küçük alüvyal ovalar yer alır. Suyu hafif tektonik bir göldür ve 184 metreye varan derinliği ile Türkiye’nin en derin göllerinden biridir. Salda Gölü az tuzlu, yüksek alkalinli bir göldür. Göl turkuaz rengini göl tabanını oluşturan stromatolit adı verilen arkaik dönemde oluşmaya başlamış ve oluşumu hala devam eden bakteriyel kökenli beyaz kayaçlardan alır. Barındırdığı endemik türler ile Önemli Bitki Alanı (ÖBA), Önemli Doğa Alanı (ÖDA) ve Önemli Kuş Alanı (ÖKA) kriterlerini sağlayan uluslararası öneme sahip bir sulak alandır. Bir sığırkuyruğu türü olan Verbascum dudleyanum ve Verbascum flabellifolium’un yaşam alanı gölün güney kıyıları ile sınırlıdır.  Göl, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan dikkuyruk (Oxyura leucocephala) ile ÖKA statüsünü, Salda dişlisazancığı (Aphanius anatoliae) ve göle endemik olan Aphanius saldae ile birlikte ise ÖDA statüsünü kazanmıştır. Etrafında az sayıda yerleşim bulunan göl kıyıları yöredeki önemli turizm merkezlerinden biridir. (Eken ve ark. 2006).

Coğrafya

Salda Gölü alt havzası, Türkiye jeolojisinde Isparta büklümü olarak adlandırılan yapının batı kısmında yer almaktadır. Göl, 2 milyon yıl önce antiklinal sahasında olan ve kıvrım eksenlerinin alçaldığı çöküntü havzasında çevre sularının toplanmasıyla meydana gelmiştir. Gölün doğu ve batısı dik kıyılarla çevrilidir. Göl, Yeşilova ilçesinin hemen kuzeybatısında ve ilçeye 4 kilometre mesafede yer alır. Kuzeyde Doğanbaba, güneybatıda Salda Köyü ve güneydoğuda Kayadibi köyleri civarında göl kıyıları daha alçaktır ve bu kısımlar birikme sahalarıdır (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2013). Güneyde Eşeler Dağları ve doğuda Kayadibi Taşı ile çevrelenmiştir.

Salda Gölü 6,8 kilometre eninde, 9,186 kilometre uzunluğundadır ve Türkiye’nin en derin göllerinden biridir (maksimum 184 metre). Gölden akarsu çıkışı bulunmadığı için kapalı havza gölüdür. Salda Gölü, normal şartlarda sürekli olan Karakova (Salda), Köpek, Doğanbaba, Değirmendere Dereleri ve mevsimsel olan Kuruçay, Karanlık ve Kayadibi Dereleri’yle içinde bulunduğu tektonik çukurun etrafında bulunan düdenlerden göle ulaşan yeraltısularıyla, doğrudan kapalı alt havza sınırları içerisine düşen yağışların yüzeysel akıma geçmesi ve üzerine düşen yağışlarla beslenmekte; buharlaşma ile su kaybetmektedir. Göldeki su seviyesi ve alanı, yağışlara ve gölü besleyen akarsular üzerine yapılan barajların tuttukları su hacmine bağlı olarak, yıllara ve mevsimlere göre değişiklikler göstermektedir.

Habitatlar ve Alan Kullanımı

Salda Gölü alt havzasında bulunan araziler, hazine, özel mülkiyet ve köy tüzel kişiliği mülkiyetindedir. Sulak alanlar, orman alanları ve dağ bozkır alanları tüm alt havzanın %77,85’ini kaplayan hazine arazileri içerisinde yer almaktadır. Sulu ve kuru tarım alanları (alt havzanın %20,84’ü) yerleşim alanlarının dışında kalan özel şahıs arazilerinde bulunmaktadır (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2013). Alanın kuzeybatısında ve güney kısmında yer alan Eşeler Dağları’nda karaçam (Pinus nigra ssp. pallasiana) ve meşe (Quescus pubescens) ormanları bulunur. Tahıllar, üzüm, meyve, sebze, badem, şeker pancarı ana tarımsal üretim ürünlerindendir.Doğal sit alanı ise tuzlu göl ve etrafındaki dar kıyı şeridinden oluşur ve bu alanın tamamı devletin tasarrufu altındadır.

Biyoçeşitlilik

Salda Gölü oligotrofik özellikte, çok yüksek alkalin ve sert su yapısında bir göldür. Salda Gölü ve çevresinde sulak alan, kumul, orman, dağ bozkırı, kayalık, tarım ve yerleşim ekosistemleri bulunur.  (T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2013).

Salda Gölü bitkiler açısından zengin bir göldür. Alanda 18 bitki taksonu ÖDA ve ÖBA kriterlerini sağlamaktadır. Bunlardan bir tür sığırkuyruğu olan Verbascum dudleyanum ve Verbascum flabellifolium türlerinin bilinen dünya dağılımları alanın güney kıyılarıyla sınırlıdır. Kızılçam, Anadolu karaçamı, ardıç türleri Salda Gölü’nün etrafındaki yer yer seyrek orman ekosistemini oluşturur.

Salda Gölü alt havzası sakarmeke, elmabaş patka, yeşilbaş, çamurcun gibi pek çok kuş türü için kışlama ve üreme alanıdır. Nesli dünya ölçeğinde tehlike altında bulunan dikkuyruk ördeklerinin (Oxyura leucocephala) önemli kışlama alanıdır.

Bitki ve kuş türlerinin yanı sıra iç su balıkları açısından da önemlidir.  Anadolu’ya endemik üç balık türü alanda yaşamaktadır. Nesli dünya ölçeğinde tehlike altında bulunan Aphanius anatoliae bu türlerden birisidir.

Salda Gölü’nde Önemli Doğa Alanı (ÖDA) Kriterlerini Sağlayan Türler

Kadim Üretim Yöntemleri

Salda havzası içerisinde özellikle susuz olarak yetiştirilen ürünler bulunmaktadır. Bölgenin iklim şartlarına uyum sağlamış kavun, karpuz, nohut, anason, haşhaş yetiştirilmektedir.

Bunun yanı sıra bağcılık “ırkazi” cinsi yerli bir üzümden yapılmaktadır. Yağmur suyuna dayalı bu üretim biçimleri arasında aynı zamanda hayvancılık da yer almaktadır. Bölgeye özgü bir tür olan Honamlı keçisi oldukça yaygındır. Salda civarında aynı zamanda yerli tohumdan ve yağmura dayalı üretilen çörek otu da bulunmaktadır. Lavantacılık bu bölgede yeni yeni yapılmaya başlanan bir üretim biçimidir. Havzadaki köylerde kerpiç, taş yığma evler ve kerpiç, sazdan yapılma ağıllar işlevini devam ettirmektedir.

Tehditler

Alan içerisinde tehdit oluşturan unsurların başında tarım faaliyetleri için su rejimine yapılan müdahaleler bulunmaktadır. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından gölü besleyen su kaynaklarından birisi olan Değirmen Deresi üzerindeki Yeşilova Değirmendere Göleti ve Sulama Projesi’nin bir kısmı tamamlanmış olup projenin alandaki olası etkisi yeterince bilinmemektedir. Alandaki bir diğer tehdit, yerleşim birimlerinin ve turistik tesislerin baskısıdır. Göl kıyısındaki yapılaşma özelikle dar yayılışlı bitki türlerini tehdit etmektedir.  Yerleşim birimlerinin atıkları gölde kirliliğe neden olmaktadır.

Salda Gölü Yönetim Planı’nın olmaması alanın etkin yönetimi ve korunmasının önünde bir engel olarak görülebilir.

Korunan Alanlar

Gölün güney kısmında 12 hektarlık bir alanda Salda Gölü Tabiat Parkı bulunmaktadır. Salda Gölü Tabiat Parkı’nın korunması ve yönetiminde ana sorumlu kurum Orman ve Su İşleri Bakanlığı VI. Bölge Müdürlüğü, Burdur Şube Müdürlüğü’dür.

Salda Gölü Sulak Alanı 1. Derece Doğal Sit alanıdır ve bu bölgeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Burdur İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün de sorumluluk alanındadır. Gölün güney kıyıları Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’dir ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da sorumluluk alanındadır. Gölün güneybatısında kalan alan ise Düden Koruma Alanı statüsündedir.

Koruma Çalışmaları

Alan kuş gözlemcileri tarafından izlenmektedir ve göle endemik olan Salda dişli sazancığı (Aphanius saldae) için yapılan çalışmalar devam etmektedir.

Doğa Derneği’nin Faaliyetleri

Doğa Derneği, Kış Ortası Su Kuşu Sayımı (KOSKS) çalışmasını Salda Gölü’nde her sene gerçekleştirmektedir. Dernek gölün su kaynakları üzerine yapılan barajların etkileri üzerine çalışmalar yapmış ve gölde yaşayan endemik balık türlerini araştırmıştır. Doğa Derneği her ay düzenli olarak gölün farklı noktalarından su analizleri (asitlik oranı, sıcaklık, oksijen oranı, tuzluluk oranı) gerçekleştirmektedir.

Kaynakça
Eken G, Bozdoğan M, İsfendiyaroğlu S, Kılıç DT, ve Lise Y. (Ed.) (2006) Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları. Ankara: Doğa Derneği.

T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Hassas Alanlar Dairesi Başkanlığı – Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü (2013) Salda Gölü

Yarar, M. & Magnin, G. (1997) Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları, Doğal Hayatı Koruma Derneği